Gökyüzü,
yeryüzünü arar eşini arar gibi yaşadığın şehirde.
Koparılmıştır, senin gökyüzündeki mavin yeşilinden. Eksoz
kokusu, arsızca sırıtır yüzüne çarparken.
İnsanlar; kadın, erkek, çocuk... dolaşır beton
kaldırımların şiddetinde. Ayaklar toz toprak,
çamur olmaz belki; ama hırçın bakar gözleriniz,
soluk soluğa evlerine, işlerine koşan
bedenleriniz yüzünden.
Zaman hep yarıştır. Kısacık gelir, ertesi gün
giydiğiniz elbise. Sabırsızdır herşey. Üst üste
yığılıdır yaşanmayan mutluluklar, sonra tozlanıp
kirletir üstünüzü başınızı.
Oysa Şirince'de gökyüzü, sevdasını doyasıya
yaşıyor yeryüzüyle. Çok pencereli kagir evleri
iki katlıdır. Asma balkonlarıyla, pencere ve
saçak kenarlarında renkli resim ve kuş
motifleriyle.... Bu sevda içinde erir Şirinceli.
Zeytin toplarlar sonbahar, kış mevsimi. Yağmurlu
günlerdir onların izin günü.
Ne yılandan korkulur bizim köyde ne akrepten.
Tek korkulan; zamansız yağan, yağmayan
yağmurdan.
Doya doya içerken "Çınarlı Kahve"de çayını,
"Suyun Anası"nı anlatırken kanar suya su
sohbetleriyle Şirinceli.
Şirinceli dağları görür, dağları işler, dağda
bilir şeftaliyi. Tez eren, jale, son eli derken;
toplar gönderir şeftalisini bir sır gibi.
Şirince'de, bağbozumu sarhoş eder adamı daha
şarap olmadan, içmeden.
Kadını kadındır, çalışır didinir. Düğün günleri
de didinir gibi giyinir, süslenir, eğlenir.
Ali amca da bizim Şirinceli. Koyun güder kavaklı
derede. Hergün şükreder Tanrı'sına. Sevgiyle
selam verir tanıdığına tanımadığına. En usta
ozanlardan daha güzel dili, sizi çıkarır derin
kuyulardan üfürür gibi.
Sultan teyze, çay içmeye çağırır
komşusunu.Asmalı çardak altında söyleşir çoluğu
çocuğu. Gelini Fatma ekmek pişirir taş
fırınında.
Tekesine, keçisine, sert yol gösterirken çoban,
siz yol kenarında durup bakarsınız alacalı,
heybetli bu canlara... Seversiniz gözlerinizle
sürüyü.
-Ne güzeller!....Dersiniz mırıldanarak
Duyularınız dinlenir o sıra çan sesleriyle. Bu
mırıldanışınızla gelip geçerler uçuşur gibi
önünüzden. Sanki karışıp giderler 5.yy.daki
Çirkince'ye
Turizm mi?
Gelir görür Şirince'yi, turisti, gezgini. Sonra
turistlerden sorarsınız bu köyün geçmişini,
geleceğini. Bu da işte 21.yy.Senfonisi.....
21.yy.Senfonisinde, Kırkınca, Çirkince, Şirince
çalar. Çünkü güzelim evlerin fotoğrafını çeken
turistler, Çirkinceliyi de sorar çağırırlar.
Bazen gören gözlerin objektifine Monoli
Aksiyotis te selam verir. Hatta duyanlara;
-özledim sizi dostlarım............. der gider.
11.05.2003
Sevil Han
( Edebiyat Öğretmeni )